YAY DOLUNAYI
- Luna
- 1 Haz 2023
- 2 dakikada okunur
Dünya, bizim dünyamız değil, dünya bizim izlediklerimiz, dinlediklerimiz değil. Dünyayı kendi dünyamız gibi sanmayı ve tüm yaşamı kendi tanımlarımıza sıkıştırmayı bırakmak için kendi ayarlarımızla oynamayı öğrensek nasıl olurdu? Ya kendimizi konfor alanına düşkünler arasında maceracı, kıskançlar arasında rahat, bağımlılar arasında özgür sanıyorsak?
Bu dolunay etrafımızdakilerin vizyonu ne kadar genişse bizim de o kadar kendimizi geliştirdiğimizi hatırlatıyor ve ne yaparsak yapalım sınırlı kalacak bakış açımızla dalga geçiyor. Öncelikle kabul edelim eğer sen insanların fikirleriyle ilgiliysen gittiğin her yeni ülkede, her yeni kursta, her deneyimde fikirlere odaklanırsın; sen yemeğe meraklıysan o zaman gittiğin her deneyimde farklılığı yemek konusunda ararsın. Sanatsa olayın her yerin yaratıcı enerjisini algılarsın. Bu kötü mü?
Hayır değil, keyfin bilir ama dolunay dışarıdaki dünyayı kendi algımızla tanımlayıp sonra da o algının gerçeklik olduğunu sanmamızı algılamamızı istiyor 🌝 Hayır dünya o değil, sen ona odaklısın, gelişsen bile kendi odağına göre gelişiyorsun, aydınlansan bile kendi konularının ışıklarını yakıyorsun. Gerçek dünya deneyimi için dışarıdaki yolculuklara içsel yolculukları da eklemen gerektiğini, kendi içindeki farklı senlere yaşama izni verdikçe, her bir halinin farklı odağıyla dışarıdaki deneyimlerin de genişleyeceğini fark et.
Ve kendi hallerine izin verdikten, iki çatışan halinin arasında “amaaan oynasınlar”
diye rahatladıktan sonra etrafına bak. Yakın gördüğün insanları aslında tanımadığını düşün, aslında onları tanımlayarak belli kalıplara soktun ve bu kalıplar onlarla ilişkini daraltıyor. Yakın olduğun kişinin her halini deneyimleyemiyorsun çünkü karşılıklı tanımlarınız sizi karşılıklı beklentilere sokuyor ve deneyimi daraltıyor. Herkese biraz uzaktan baktıktan sonra tekrar kendine dön, kendine de ne kadar yabancı olduğunu fark et. Hangi tanımların içinde kendinden beklentilerin? (14 yaşında yaptığın bir tanıma hala tutunduğunu fark edebilirsin)
Ve en sonunda hiç tanımadığın ve tanıma ihtimalin bile olmayan insanlarla, hayatta gitmek bile istemeyeceğin bir yerdeki bir ağaçla, dün geçen kelebeğe benzeyen bulutla, 1950’de ölmüş biriyle herkesle ama herkesle arkadaş olduğunu düşün 🫠 En son kafanın yeterince genişlediğini hissettiğinde tekrar kendine dön, her deneyim senin için.
Kendini etrafındakilere göre, bildiklerine göre tanımlamayı bırakırsan egon hangi alanlarda en iyi olmadığı için üzülür ve hangi alanlarda en kötü olmadığı için rahatlar? Amcana göre şekillenen yaşlı tanımın, ilk aşkına göre şekillenen aşk tanımın, izlediğin bir filme göre şekillenen iş tanımın yargı dağıtırken kesin de kendi içinde de emin misin? Bu dolunayda kendi hayatımızın kanunlarını değiştirmeye davetliyiz, önce tüm hayatımızı yargılayalım, tüm bakış açımızı yalan makinasına sokalım sonra da hepsini özgür bırakalım. Konu değişmek bile değil konu kendi ilüzyonunu gerçek sanmayı bırakmak, yalandan özgürleş, istersen yine yaşa ama zihninde özgürleş 🤷🏻♀️ Hepimize iyi dolunaylar 🌝
